Medeni Usul Hukukuna Hakim Olan İlkeler

Güncelleme tarihi: 20 Haz 2021



Evrensel normlarda ve kısmen Anayasamız ilgili hükümlerinde düzenlendiği gibi HMK, Birinci Kısım, İkinci Bölümde, 24-33. maddeleri arasında yargılamaya hakim olan ilkeleri düzenlemiştir. HUMK’ta da yer alan ilkeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na alınmış, bazılarında evrensel hukuk kuralları doğrultusunda önemli değişikler yapılmıştır. Düzenlemeler neticesinde, kanun hazırlanırken ve yahut uygulanırken esas alınacak sınırlar tespit edilmiş, böylelikle usul hukukunun temel ilkeleri kanun koyucuyu, yargılama taraflarını ve yargının unsurlarını bağlayıcı nitelik kazanmıştır.

TASARRUF İLKESİ Hukuk muhakemesinde, hakimin bir davaya ancak taraflardan birinin istemi üzerine bakabileceğini ve taraflarında bir davayı açmak, takip etmek yahut sona erdirmekte zorlanamayacağını, bu kapsamda kişinin serbest olduğunu ifade eder. Hukuk muhakemesinde çekişmeli yargıda esas olan tasarruf ilkesidir. MADDE 24 Hâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın, kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya h